Kış mevsimiyle birlikte kullanımı artan şifalı bitkilerin önce yetişme ve toplama şeklinin sorgulanması gerekiyor.

Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atabay Düzenli, kış mevsimiyle birlikte kullanımı artan şifalı bitkilerin önce yetişme ve toplama şeklinin sorgulanması, sonra da abartıya kaçılmadan tüketilmesi” gerektiğini bildirdi.

Düzenli, yaptığı açıklamada, bitkilerin faydaları ve kullanımları ile ilgili pek çok haber, program ve reklamın yapıldığını, “her

derde deva’ sloganıyla piyasaya sürülen bu ürünlerin bilinçsizce tüketilmesinin ise faydadan çok zarar getirebileceğini bildirdi.

Bozuk ruh halini düzeltecek bitkilerden bile bahsedildiğini ifade eden Düzenli, bunun sonucunda halk arasında, kış mevsiminin de etkisiyle şifalı bitki kullanımında belirgin bir artış gözlendiğini belirterek, “Hiç şüphesiz ki bitkilerin pek çok faydası vardır. Ne var ki bu durum her bitki ve bitkinin her hali için geçerli değildir. Hatta aynı şey halihazırda bitkisel besin kaynağı olarak tükettiğimiz kültür bitkilerimiz için de geçerlidir” dedi.

Düzenli, bu bitkilerin nasıl elde edildikleri ile ilgili üzerlerinde hiçbir bilginin bulunmadığını belirterek, “Hatta bazı bitkiler var ki hiç

yenilip içilmese insan sağlığına daha faydalıdır. Örneğin: kullandığımız bitki gerçekten sözü edilen bitki midir? Yoksa benzeri midir? Sağlıklı mıdır? Yaşamının hangi evresinde, hangi sağlık durumuna sahip kişiler için sözü edilen faydayı sağlamaktadır. Kültürleri yapılıyorsa organik tarım söz konusu mudur? bunları hiç kimse sorgulamıyor” dedi.

Halk arasında aynı isimle anılan ama aynı olmayan, bunların yanı sıra farklı isimleri taşıyıp da birbirinin aynısı olan onlarca bitki bulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Düzenli, bu bitkileri doğru dürüst bilmeden kullananların bırakın şifa bulmayı, mevcut sağlığını bile kaybedebileceğini savundu.

Düzenli, şifalı bitkinin kullanımı ve dozunun kişinin sağlık durumuyla orantılı olduğunu, birine iyi gelen bir bitkinin kronik bir hastalığı olan

başkasının sağlığını da bozabileceğini ifade ederek, “Mesela tansiyonu yükseltebilir, diyabeti körükleyebilir, kalp hastalığını tetikleyebilir. Bu nedenle atalarımızın ’azı karar çoğu zarar’ sözü akıllardan çıkartılmamalı” dedi.

Türkiye’de birçok kişinin yediğini, içtiğini yeterince sorgulamadığını vurgulayan Düzenli, “Neyse ki ülkemizde zehirli olan bitkilerimiz çok azdır. Burada önemli olan o şifalı bitkinin nereden, nasıl toplandığı, nasıl saklandığı, üzerinde zirai ilaç kalıntısının bulunup bulunmadığından emin olmaktır” diye konuştu.

Düzenli, işi gücü olmayıp bu bitkileri iyi bir kazanç kapısı olarak görenlerin suiistimallerinin de olduğuna dikkati çekerek, “Bunlara dur diyen olmadığı gibi ’denize düşen yılana sarılır’ düşüncesiyle bilimsel umudu olmayan hasta ve hasta sahipleri de bunlara çanak tutmaktadır” dedi.

DOĞAYA VERİLEN ZARAR

Düzenli, şifalı bitkilerin bilinçsiz kullanımının insan sağlığına olduğu kadar rastgele toplama işlemleriyle doğaya da zarar verdiğini savunarak, şöyle devam etti:

“Çünkü bu tür bitkiler olduğu gibi doğadan elde edilmektedir. Hem de çiçeğinin döllenip meyve ve tohum bağlaması beklenmeden. Diğer bir deyişle bu tür bitkilerin nesilleri tehlikeye giriyor. Bir an önce şifalı bitkiler konusuna el konulmalıdır. Toplanmasından, saklanması ve tüketimine kadar tüm aşaması kontrol altında olmalı. Bunun için bitkileri her yönüyle inceleyebilen laboratuvarlara ihtiyaç vardır. Buradan elde edilecek bulgular hemen teknolojiye aktarılmalı, hatta bunlar diğer ülkelere pazarlanıp ülkenin ekonomisine katkı da sağlanmalıdır. Aksi takdirde insanlar sağlığından olabileceği gibi şifalı bitkilerimiz de mumla aranır hale gelebilir.”

Kaynak : MİLLİYET GAZETESİ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here