Doğal omurga pozisyonunu korumak için ipuçları.

“Doğal omurga pozisyonunu korumak, hem sağlık hem estetik için vazgeçilmez.”

Vücudumuzu ayakta tutan yapının omurgamız olduğunu düşününce önemi az çok şekilleniyor aslında. Üst üste 33-35 kemiğin vücuda destek yapısı olmaktan çok daha önemli bir fonksiyonu var. Bunlar, omurilik denen hayati bir yapıyı koruyorlar. Ayrıca omurların arası, vücudun her yerine giden pek çok sinirin ilk çıkış yeri. “Bel fıtığı”, “boyun fıtığı” denen omurların arasındaki disklerin fıtıklaşması, işte bu sinirlerde baskıya neden olduğu için hayat kalitemizi bozan yoğun ağrı ve uyuşmalara neden oluyor. Sonra gelsin ağrılı günler, fizik tedaviler, ameliyatlar.

Doğal omurga, omurların dizilişlerinin bozulmadığı durumdur. Sağlıklı bir insan bu doğal duruşla dünyaya gelir. Bebekleri, küçük çocukları gözlerseniz, onların hiç çaba göstermeden doğal omurga pozisyonlarını koruyarak oturduklarını, yürüdüklerini görürsünüz. Yıllar içinde ne oluyorsa oluyor ve duruş bozuklukları, oturma, yürüme gibi günlük hayat aktivitelerinde yaptığımız yanlışlarla doğal omurga pozisyonumuzu bozuyoruz. Küçük önlemlerle bu durumu durdurmak ve hatta geri döndürmek mümkün. Öncelikle kişi günlük hayatında vücudunu nasıl kullandığına dair bir farkındalık geliştirmelidir. Dik durma ve dik oturma, doğal pozisyonu korumak için çevremizdeki insanların bizi sık sık uyarması, bu konuyu bize anımsattığı için çok yardımcıdır. Yüzme, pilates, yoga gibi sporlar, yanlış kullanımdan dolayı kısalan kasları uzatmak ve omurgayı desteklemek açısından önemlidir. Duruş egzersizleri her gün uygulanmalıdır. Sabır ve kararlılıkla devam ettiğimizde, doğal omurgaya kavuşmamız mümkün. Omurga sağlığıyla tüm vücut sağlığı ve zindeliği paraleldir. Ayrıca göze estetik görünen de omurganın düzgün duruşudur. Tüm bunlar göz önüne alınınca, omurga için ne yapsak azdır.

Dr.Erinç K.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Akupunktur Uzmanı

Kaynak : MİLLİYET GAZETESİ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here