Türklerin erişte ya da makarna, İtalyanların pasta, Amerikalıların “noodle”, Çinlilerin “la mien” adını verdiği yemek, 4 bin yıldır popülerliğini koruyor.

Tüm dünyada Çin yemeği denilince akla ilk gelen “la mien” (uzayan hamur), dünyanın büyük metropollerindeki Çin mahallerinden Çin’in ara sokaklarına kadar en gözde yemeklerden.

Yüzlerce çeşit ve usulle pişirilen “la mien”in ilk bulgularına Çin’in kuzeybatısında bugünkü Çinghay eyaletinin Lacia bölgesinde rastlandı. 4 bin yaşındaki “la mien” kalıntılarına ulaşılmasının ardından “uzayan hamurun” tarihini araştıran uzmanlar, bu ünlü yemeğin ilk örneklerinin tilki kuyruğu darısı ve süpürge tohumundan yapıldığını savunuyor.

ÇİN “FAST FOOD”U

Geçmişte neden yapılırsa yapılsın modern çağın “fast food” kültürüne de ayak uyduran ve Çin “fast food”u olarak da nitelendirilen “la mien”, her eyaletin kendine kendi has usulleriyle hazırlanıp servis ediliyor. Bunların en yaygın ve bilineni ise Çinli Müslümanların (Hui milliyeti) hazırladığı usul.

Çinli Müslümanların ülkenin her yanında küçük dükkanlarda işlettiği ve kendi zincirlerini oluşturduğu “Lancou Lamien” dükkanları, ülke genelinde en bilinen ve en tercih edilen “la mien”i yapıyor. Bunun en büyük nedeni, tarihten beri Çinli Müslümanların “la mien” pişirmedeki ustalıkları ve kendilerine has baharatlar kullanmaları.

Et suyuyla hazırlanmış bir çorbada haşlandıktan sonra ayrı kazanda devamlı kaynayan baharatlı bir çorbanın içinde servis edilen “la mien”, içine atılan taze baharatlar ve soslarla bambaşka bir lezzete bürünüyor.

Ülke genelinde yaygın olan “Lancou Lamien” zincirlerinin en büyük özelliklerinden biri de yemekte kullanılan birçok malzemeyi adını aldığı Gansu eyaletinin başkenti Lancou’dan getirmesi.

“BATI, MAKARNAYI İPEK YOLU SAYESİNDE TANIDI”

Çin kültürü başta olmak üzere Çin mutfağı üzerine çalışmalar yapan birçok bilim adamı, makarnayı Batı’ya tanıtan ve meşhur eden Marko Polo’nun, büyük Asya seyahatinin ardından “la mien”i Batı’ya götürdüğünü ve yemeğin adının pasta, makarna, erişte ya da “noodle” olduğunu savunuyor.

Yapılan araştırmalar ve 4 bin yıllık “la mien” bulgularına rastlanması da bu tezi kanıtlar nitelikte. Ancak dünyaca ünlü Sinologlardan Anthony Garnaud, kendi ifadeleriyle “Marko Polo’nun ’la mien’i Asya’dan Avrupa’ya taşıdığını” savunmakla beraber, kesin tarihi deliller bulunmadığını ekliyor.

Dr. Garnaud, eriştenin Batı’ya geçişini sadece Marko Polo’ya bağlamanın yanlış olacağını, zira İpek Yolu başta olmak üzere, ticaret yolları ve Orta Asya’daki Türki milletlerin de bunda etkisi olduğu savunuyor.

“La mien”in yapılır yapılmaz pişirilmesinin yanı sıra kurutulduktan sonra uzun süre saklanabileceğini makalelerinde belirten Garnaud, bunun özellikle eski göçebe kültürlerinde en uygun ve saklanabilen bir gıda türü olduğunu kaydediyor. Eriştenin ülke içinde ve dışındaki yayılışı da Garnaud’un bu tezini doğrular nitelikte. Zira Çin’de en iyi eriştenin yapıldığı bölgeler, genellikle İpek yolu güzergahında bulunuyor.

Bölge değiştirdikçe benzer isimler ve farklı lezzetler eklenen yemek, yaygın Çincede “lamien” olarak anılırken, Uygurcaya ve Kırgızcaya “lağman” olarak geçmiş.

Kıta Çin’de çorba içinde et suyuyla servis edilen yemek, kuzeybatı bölgelerine gidildikçe eti daha yoğun bir makarna şeklinde sunuluyor. Ülke genelinde sokaklardan, süpermarketlerden en kolay ve ucuza alınabilen “la mien”in yapılışı da görsel bir zevk veriyor. “La mien” ustalarının hazırladıkları hamuru artistik figürlerle saniyeler içinde ince, tel tel yapması ve haşlayıp servis etmesi birkaç dakika alıyor.

Kaynak : MİLLİYET GAZETESİ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here