Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner Türkiye’de gıda güvenliğinin sağlanmasının önündeki en büyük engellerden birinin merdivenaltı üretim olduğunu söyledi. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Esat Karakaya ise üretimden tüketime kadar olan süreçte bini aşkın kimyasalın gıdalara bulaşma riski olduğuna dikkat çekerek, bunların da başta kanser olmak üzere çeşitli kronik hastalıkların oluşma riskini arttırdığını vurguladı.

Cumhuriyet – Gıda Güvenliği Derneği’nin, Uluslararası Gıda Koruma Birliği (IAFP) ve Tarım Bakanlığı işbirliği ile gerçekleştirdiği “2. Gıda Güvenliği Kongresi” Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan, Samim Saner, merdiven altı üretime karşı birinci ve en önemli yapılması gerekenin, tüketicinin her şeyden önce kayıt dışı ürünleri almaması, tercihini kayıtlı, ambalajlı ürünlerden yana kullanması gerektiğini söyledi. İkinci ayakta ise üreticilerin bulunduğunu anımsatan Saner “Tarladan çatala” gıda tedarik zinciri içinde rol alan tüm üreticilerin gıda güvenliğine uygun bir şekilde üretim yapması gerektiğini, üçüncüsünün de etkin, doğru yapılanmış kamu denetim sistemi tarafından denetlenmesi gerektiğini anlattı. Prof. Dr. Ali Esat Karakaya ise kimyasalın gıdalara bulaşma riskine dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Gıdalardaki kalıntılar ve gıda katkı maddeleri gibi diğer gıda kimyasallara bilimsel ve bağımsız bir gıda/sağlık otoritesi tarafından risk analizi metodu ile yönetilmelidir. Ülkemizde toplumun güvenini kazanmış bir gıda otoritesi bulunmuyor. Her ne kadar ilgili bakanıklarda ‘bilimsel komisyon’ olarak adlandırılan komisyonlar varsa da bunlar, bu tür yapılanmaların asgari koşulları olan ‘bilimsel verilerin değerlendirilmesinde mükemmelliyet merkezi’, ‘siyası otoriteye karşı bağımsız’,‘tüm işlemler şeffaf’, ‘endrüstri ile çıkar çatışması’ ilişkisini engelleyecek yöntemleri uygulayan bir yapıya sahip özellikleri taşımamaktadır.”

Kongre Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr Necla Aran da gerekli önlemler alınmadığı takdirde belli gıda grupları üzerindeki mikroorganizmaların kısa sürede yüksek sayılara ulaşarak gıda zehirlenmelerine neden olabilecek duruma gelebildiklerini kaydetti. “Gıda Güvenliği Yasası ile gıda mühendislerinin devre dışı bırakılmak istenmesi, denetimlerin özel şirketlere verilmesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?” yönündeki soruya da Saner, “Yasa ile belli büyüklükteki işletmelerde gıda mühendislerinin bulundurma şartı getiriliyor. Sayıca fazla olan ufak işletmeler için bu zorunluluk olmalı. Tarım Bakanlığı’nda denetçileri de yetersiz olduğu için özel denetimciler çözüm olabilir” yanıtını verdi.

(Fotoğraf: Sibel Bahçetepe)

İstanbul Haber Servisi

cumhuriyet portal

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here